İlk oyun çalışmamız “İLLA EDEP” 01 Şubat 2012 itibari ile piyasaya çıkıyor.

İlk oyun çalışmamız “İLLA EDEP” 01 Şubat 2012 itibari ile piyasaya çıkıyor.

Çocuklarınıza iyi ve kötü davranışları öğretebileceğiniz ve aynı zamanda ailece eğlenebileceğiniz karakter oyunu “İLLA EDEP” 01 Şubat 2012 itibari ile piyasaya çıkıyor.

Bilgi: Cezalandırma uygulaması olmayan, ilerleme ve puanları kader çarkına bağlı piyasadaki en kaliteli ve yenilikçi oyun.

Sipariş için: 0216-5530416 Dahili:125 (Fatih SAĞLAM)

Oyunla İlgili Röportajları Okumak İçin Tıklayınız…

 

 

BİZİM BAHÇE 2012 ABONE KAMPANYASI – TANITIM FİLMİ

YouTube Preview Image

Üstün zekâlı çocuklar, özürlü çocuklar kadar ilgi istiyor

ERSAN TEMİZEL KAYSERİ
Üstün yetenekli çocukların birçoğu, erken yaşlarda okuma ve yazmayı öğreniyor. Aile gerekli ilgiyi göstermez ise çocuk içine kapanıyor ve yetenekleri köreliyor. Onları yetiştirmedeki kilit nokta saygı. Bu çocuklar farklılık, fikir ve hayallerine saygı gösterilmesini istiyor.

Araştırmalara göre dünyada her 100 çocuktan en az ikisinin üstün yeteneklere ve hünerlere sahip olduğu biliniyor. Uzmanlar, çocuklardaki üstün yeteneğin yaratılıştan gelen bir özellik olduğunu söylüyor. Üstün yetenekli insanların en önemli özelliği, öğrenme hızlarıdır. Bu tür çocuklar, diğerlerine göre daha erken yaşta konuşma, okuma ve yazmayı öğreniyor. Doymak bilmez meraklarıyla sürekli yeni şeyler öğrenme azmi taşıyorlar. Eğer anne-babaları, öğretmenleri ve arkadaşları, bu çocuklara gerekli ilgiyi gösterir, sabırla onları dinler ve motive ederlerse ruhi krizlere düşmeden kendilerinden beklenen performansı gösteriyorlar. Aksi takdirde ilgisizlik, hor görülme ve baskı gibi sebepler nedeniyle yetenekleri köreliyor.

Bu girişin kalanını oku »

Başarısızlık başarı getirir!

“New York Times’ın ‘eğitim’ bölümünde çok ilginç bir yazı dikkatimi çekti. Okulların açıldığı ve hepimizin çocukları için en iyi eğitimi sağlamaya çalıştığı bir dönemde, bu yazı değişik bir bakış açısı olarak karşımıza çıkıyor.

Yazının kahramanı ise Riverdale Country School’un okul müdürü Dominic Randolph. Okula 2007 yılında müdür olan Randolph, ilk iş olarak ev ödevlerini azaltmış ve okula öğrenci kabulü için kullanılan testi kaldırmış. Bu testlerin sadece IQ üzerine kurulmuş yapılar olduğunu vurgulayan Randolph, başarılı insanlarda IQ dışında öne çıkan bir çok parçanın eksik olduğunu düşünüyor.
Randolph’un bu karar varmasında Knowledge Is Power Program (Bilgi Güçtür Programı – KIPP) okullarının büyük rolü bulunuyor.

KIPP okulları, tüm kültür ve ortamlarda geçerli olacak 24 maddelik karakter gücünü ölçümleme tekniği geliştiriyor. Bunlar; cesaret, adalet, vatandaşlık, erdem, uyum, sevgi ve mizaha kadar uzanıyor. KIPP, ilk kurulduğu yıllarda mezunlarının yüzde 90’ı özel okullara ve bunların da yüzde 80’i üniversiteye giriyordu. Ancak esas sorun, üniversiteye girenlerin sadece yüzde 33’ünün, dört yıllık üniversite programını bitirmesiydi. Bunun üzerine yapılan bir araştırmada, üniversitede başarılı olan öğrencilerin, KIPP’de sadece akademik olarak değil, karakter olarak güçlü, iyimser, ısrarcı ve sosyal zekası kuvvetli olanlardan, kötü bir not alınca bir sonrakine kendilerini geliştirenlerden, her gün ev ödevi yapmak yerine arkadaşları ile oyun oynayan öğrencilerden olduğu tespit edildi.

Bu bilgiler ışığında, karakter testi biraz daha geliştiriliyor. Daha sonra 24 soruluk test şu iki başlıkta toplanıyor:

‘Bu öğrenci yeniliklere ve tecrübeye açık.’ ve

‘Bu öğrenci çaba göstermenin kendisini geliştirdiğine inanıyor.’

Randolph’a göre biz, yüksek giriş puanı alan bir öğrenciye başarılı olduğunu söylüyor ve onu bundan sonraki hayatın kendisi için kolay olacağına inandırıyoruz. Daha sonra ilk aldığı düşük not ile mücadele etmeden pes etmesine göz yumuyoruz. Randolph, başarıyı herkes için istiyor ancak başarının sürekliliği için önce başarısızlığın gelmesi gerektiğine inanıyor.”

Bu yazı şuradan alındı.

Ebeveyn ve çocuk için tatil tavsiyeleri

 

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı Ece Nur Debgici, “Tatilin anlamı, eğlenmek, dinlenmek, rahatlamak, anne-baba, akraba, arkadaş vs. ile daha bol ve keyifli zaman geçirmektir. Çocukların yaz tatilini eğlenerek, dinlenerek ve enerji depolayarak hem psikolojik gelişimlerini hem de zihinsel gelişimlerini olumlu etkileyecek şekilde geçirmeleri önemli.” diyor. Tatil aktivitelerinin de bu amaca hizmet etmesi gerektiğini vurguluyor.

Tatilin seyrine etki eden en önemli unsur şüphesiz karne. Bir kısım öğrenci için karne, neşe ve heyecan faktörüyken bazıları için ‘kriz veya kâbus’ gibi ifadelerle adlandırılabiliyor. Çocuğun yaşı büyüdükçe ailede kötü karne kriz ya da çatışma nedeni olabiliyor.

Psikolojik Danışman Debgici’ye göre küçük yaşlarda çocuklar, ‘pekiyi’lerle dolu karnelerini anne-babalarıyla coşkuyla paylaşırken yaşları büyüdükçe karnedeki notların durumuna bağlı olarak bu paylaşım gittikçe azalıyor. Oysa getirilen her karne aslında emeğin her türlüsünü (erken kalkmalar, hasta bile olsa okula devam etme zorunlulukları, ödevler, sınıf-sıra problemleri, sosyal uyum-uyumsuzluklar, öğretmen-öğrenci iletişimi gibi zorluklarla baş edebilme) en az notlar kadar gözler önüne seriyor. Bu nedenle anne-babalar, çocuklarının karnelerini sakin, soğukkanlı, pozitif ve kıyaslama yapmaksızın değerlendirebilmeli.

Sizler için derlediğimiz bazı tavsiyeler işte burada:

* Programlı olun. Gün gün plan yaparsanız ilerlemeniz, aldığınız yolu görmeniz çok daha kolay olacaktır.

*Her çocuk farklıdır. Bir programı herkesin uygulamasını beklemeyin. Farklı özelliklerdeki çocuklarınız için programda esneklikler oluşturun.

* Çocuğunuzun zayıf derslerini, konuları telafi etmesi için ona yardımcı olabilirsiniz.

* Akraba ziyaretlerini unutmayın.

* Çevrenizde gidebileceğiniz bir müzeyi, sergiyi çocuklarınızla birlikte gezin. Eserler hakkında onlarla sohbet edin. Yine yakın çevrenizdeki kültürel ve turistik yerleri ziyaret de iyi bir tatil planı olabilir.

* Kitapçıya gidin. Çocuğunuz kitap seçmesine izin verin. Siz de onun için kitap alın. Evde kitap okuma dakikaları düzenleyin. Tatil sonunda bitmesi hedeflenen kitap sayısını not edin. Herkesin kendine ait bir kitap okuma karnesi olabilir.

* Mutfağı keşfedin. Çocuklarınızla birlikte misafir ağırlayın. İkramı beraber yapın. Tatil boyunca küçük işleri ona yaptırabilirsiniz. Böylece sorumluluk ve işe yarama duygularını pekiştirmiş olursunuz.

* Mevsim kış. Kuşlar için yemlik yapma, sokak hayvanlarına yemek bırakma gibi etkinliklerin tam zamanı.

 

Filmler eğitim için kullanılıyor


KÜBRA ENGİN İSTANBUL

Nasihat etmek, uyarmak her zaman etkili olan bir davranış değildir. Özellikle arkadaşlık, vefakârlık, merhamet gibi değerleri çocuklara anlatmak zordur. Eğitimciler, filmlerle çocuklara bazı doğruları öğretebiliyor. Filmi, beraber analiz etmek sizi çözüme bir adım yaklaştırabilir.
Ahmet ve arkadaşlarına rehber öğretmenlerinin seyrettirdiği film henüz ortalarına gelmişti ki, Ali öğretmen filmi durdurup bazı açıklamalarda bulundu. Filmde, arkadaşlarıyla sorun yaşayan bir çocuğun öyküsü anlatılıyordu. Ahmet’in de tıpkı filmdeki gibi arkadaşlarıyla yaşadığı sosyal problemler vardı. Rehberlik danışmanı olan Ali öğretmen, bu filmi izletmekle Ahmet’e arkadaşlarıyla uyum içinde nasıl yaşanılabilir mesajı vermek istiyordu.

Nasihat etmek, uyarmak her zaman etkili olmaz. İnsan çoğu zaman gördüğü örneklerden ders alır ve hayatına tatbik eder. Özellikle çocuklar, güzel ve iyi rol modellere ihtiyaç duyar. Peki istediğiniz rol modeller yoksa ya da çocuğun sorunuyla ilgili bir örnek bulamıyorsanız? İşte böyle zamanlarda sinema filmleri yardımcı rol oynayabiliyor. FEM Dershaneleri Rehberlik Danışmanı Faruk Ardıç, etkisi kanıtlanmış filmlerle belli rahatsızlıkları tedavi etme yöntemi olan sineterapi ile önemli adımlar atılabildiğini söylüyor. Öğrencilerin izledikleri filmdeki karakterlerle kendilerini özdeşleştirdiğini belirten Ardıç, öğrencilerin filmdeki karakterlerle benzerlik kurmasının kendi davranışlarını ve düşüncelerini sorgulamasına yardımcı olduğunu açıklıyor. Rehberlik danışmanı, öğrencilerin bu sayede problem çözme becerisi kazandığını da ifade ediyor.

Bu girişin kalanını oku »

Eski yazılar «