«

»

Başarısızlık başarı getirir!

“New York Times’ın ‘eğitim’ bölümünde çok ilginç bir yazı dikkatimi çekti. Okulların açıldığı ve hepimizin çocukları için en iyi eğitimi sağlamaya çalıştığı bir dönemde, bu yazı değişik bir bakış açısı olarak karşımıza çıkıyor.

Yazının kahramanı ise Riverdale Country School’un okul müdürü Dominic Randolph. Okula 2007 yılında müdür olan Randolph, ilk iş olarak ev ödevlerini azaltmış ve okula öğrenci kabulü için kullanılan testi kaldırmış. Bu testlerin sadece IQ üzerine kurulmuş yapılar olduğunu vurgulayan Randolph, başarılı insanlarda IQ dışında öne çıkan bir çok parçanın eksik olduğunu düşünüyor.
Randolph’un bu karar varmasında Knowledge Is Power Program (Bilgi Güçtür Programı – KIPP) okullarının büyük rolü bulunuyor.

KIPP okulları, tüm kültür ve ortamlarda geçerli olacak 24 maddelik karakter gücünü ölçümleme tekniği geliştiriyor. Bunlar; cesaret, adalet, vatandaşlık, erdem, uyum, sevgi ve mizaha kadar uzanıyor. KIPP, ilk kurulduğu yıllarda mezunlarının yüzde 90’ı özel okullara ve bunların da yüzde 80’i üniversiteye giriyordu. Ancak esas sorun, üniversiteye girenlerin sadece yüzde 33’ünün, dört yıllık üniversite programını bitirmesiydi. Bunun üzerine yapılan bir araştırmada, üniversitede başarılı olan öğrencilerin, KIPP’de sadece akademik olarak değil, karakter olarak güçlü, iyimser, ısrarcı ve sosyal zekası kuvvetli olanlardan, kötü bir not alınca bir sonrakine kendilerini geliştirenlerden, her gün ev ödevi yapmak yerine arkadaşları ile oyun oynayan öğrencilerden olduğu tespit edildi.

Bu bilgiler ışığında, karakter testi biraz daha geliştiriliyor. Daha sonra 24 soruluk test şu iki başlıkta toplanıyor:

‘Bu öğrenci yeniliklere ve tecrübeye açık.’ ve

‘Bu öğrenci çaba göstermenin kendisini geliştirdiğine inanıyor.’

Randolph’a göre biz, yüksek giriş puanı alan bir öğrenciye başarılı olduğunu söylüyor ve onu bundan sonraki hayatın kendisi için kolay olacağına inandırıyoruz. Daha sonra ilk aldığı düşük not ile mücadele etmeden pes etmesine göz yumuyoruz. Randolph, başarıyı herkes için istiyor ancak başarının sürekliliği için önce başarısızlığın gelmesi gerektiğine inanıyor.”

Bu yazı şuradan alındı.