Öğrencilerimi Kendilerini Yetiştirmeleri İçin Harekete Geçiremiyorum. Ne Yapmalıyım? - Bahçevan Kitapları
Öğrencilerimi Kendilerini Yetiştirmeleri İçin Harekete Geçiremiyorum. Ne Yapmalıyım? / Makaleler

Öğrencilerimi Kendilerini Yetiştirmeleri İçin Harekete Geçiremiyorum. Ne Yapmalıyım?

Okunma 1151
“Öğrencilerimi, kendilerini yetiştirmeleri gerektiği hususunda harekete geçiremiyorum. Bazılarının hayat standartları çok yüksek olduğu için hayattan bir beklentileri yok. Bazıları ise elindekilerle yetinip kendilerini sıkıntıya sokmak istemiyorlar. Bu durumda ne yapmam gerekiyor pek bilemiyorum.” Değerli Eğitimci! Sokrates der ki: “Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.” Bu anlamda hayatın mânâsını kavramış olan bir öğretmen için öğrencilerini gevşek, uyuşuk, hedefsiz, başıboş, gayretsiz görmek çok kahredicidir. Genç dediğimiz; enerji ve neşe dolu, bir hedef için çalışan, gayretli, devamlı öğrenme ve kendini geliştirme gayreti içinde olan insandır değil mi? Fakat günümüzde maalesef tam bunun tersi gençlerle de karşılaşabiliyoruz. Bunun sebebini tek bir şeye yüklemek elbette mantıksız olur. Doğuştan getirdiği karakteristik özelliklerinin yanı sıra, umûmiyetle yetiştiriliş tarzı ve çevresel faktörlerle ilgilidir. Her ihtiyacı çabalamadan karşılanan, hiçbir zorlukla karşılaşmayan, el bebek gül bebek yetişen çocuklarda bu tür gevşeklikler oluyor. Nasıl olsa her şey hazır ayaklarına gelecektir! Okuyamasa bile babası nasıl olsa ona bir iş bulacaktır; ya kendi fabrikasında bir pozisyon verir ya da yeni bir iş yeri açar! Ne diye çalışıp kendini üzsün ki? Elindekilerle yetinip kendini sıkıntıya sokmak istemeyenlere gelince; onların da çoğunda özgüven eksikliği oluyor. Karşılaştığı başarısızlık örneklerine ekonomik gerçekler de eklenince yeni atılımlar yapmak için gerekli cesareti gösteremiyor. Belki ailesinde belki yakın çevresinde gördüğü başarısızlıklar onu kendi kabuğuna çekilmeye ve elindekiyle yetinmeye itiyor. Yapmanız gerekenler, gencin ailesinin de yaptıklarıyla birleşince iyi bir netice verir muhakkak. Bu gençlerde öncelikle bir gayesizlik var mı yok mu bunu tespit edin. Mesela bir gün hedefler hakkında konuşabilirsiniz. Herkese tek tek hedeflerinin ne olduğunu sorup bu hedefleri biraz daha yükseltmelerini isteyebilirsiniz. Hedefini küçük tutan çok fazla emeğe ihtiyaç duymaz; fakat büyük hedefler peşinde koşanlar o hedefi yakalayamazlarsa da bir küçüğünü yakalarlar ve bu da her zaman o küçük hedeften daha iyidir. Her hedefin üstünde asıl hedefimizin iyi bir Müslüman, iyi bir insan olmak olduğu da yeri geldikçe vurgulanmalıdır. Zaman zaman gevşemelerin olması normal kabul edilmeli, bunların gelip geçici olduğu unutulmamalıdır. Çünkü ne kadar neşeli ve hayat dolu olursa olsun her insan zaman zaman çöküntü yaşayabilir. Onları gayrete getirmenin bir yolu büyük örnek şahsiyetlerden bahsetmektir. Her hafta bir şahsiyet anlatabilirsiniz; M. Akif, Fatih, Mimar Sinan, Osmanlının hayırsever sultanları, sahabeden örnekler vs. En büyük ihtiyaçları ne yaparlarsa yapsınlar dışlanmamak, kabul görmektir. Yanlışlarıyla beraber kabul edilmek isterler. Belki de aileleri onlara bir genç gibi değer vermiyor onları hala bir çocuk gibi görüyordur. Aileler onların hatalarının üstüne çok gidiyor, takdir edilecek taraflarını pek görmüyorsa genç bunalır ve nasıl olsa onları hiçbir şekilde memnun edemiyorum diyerek kendi kabuğuna çekilebilir, var olan hedeflerinden de vazgeçebilir. Onun için hata yapmalarının normal olduğunu önemli olanın aynı hatanın tekrar tekrar yapılmaması olduğunu onlara hissettirin. Onlara değer verin, saygı gösterin ve sevin. Piknikler, geziler, huzurevi, çocuk yuvası ziyaretleri, topluca bir lokantada tatlı yemek, bir camide namaz kılmak, onları evlerinde ziyaret edip ebeveynlerine onların güzel taraflarından bahsederek onların özgüvenlerini yükseltmeye çalışmak, önemli sınavları vs. olduğunda telefon ile aramak, şakalaşmak onları memnun eder, aranızdaki bağı güçlendirir, değerli olduklarını hissederler. Yaşadıkları monoton hayatın dışına çıkmak onlara yeni bir enerji verebilir. Büyük olsun küçük olsun bir insanın ufak da olsa başarılı oldukları yönlerini görmek ve gördüğünüzü hissettirmek moral ve gayret verir. Güzel bir netice almak hemen oluverecek bir şey değil elbet. Ailelerin o zamana kadar yapamadığını çabucak yapmak mümkün değildir. Ümitsizliğe düşmemek lazım. Az ya da çok mutlaka güzel bir netice alırsınız. Her şeyde olduğu gibi bunda da zamana ihtiyaç vardır. Allah’a emanet olun, Allah gayret ve başarı versin.
İlk yorumu siz yapın!

 

 

.
Etkinlik ve Özel Günler Takvimi
Takvim UFUK BT